Türkiye'nin Değerleri Koruma Altında...

Kırklareli’nde Yağmur Duası

Kırklareli’nde her yıl Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında geleneksel olarak yapılmakta olan yağmur dualarının pek çoğuna Kırklareli’li olarak çocukluğumdan beri katılmaktayım. Folklor Araştırmacısı olarak göreve başladığım 1993 yılından beri de katıldığım yağmur dualarını Folklor Araştırmacısı gözüyle izleyerek, inceleyerek ve katılımcılar ile düzenleyicilerinden bilgi alarak izlemekteyim.

Şimdi, Kırklareli’nde her yıl geleneksel olarak yapılan yağmur dualarını, edindiğim bilgi, belge ve tecrübelerim ile belirgin uygulama özelliklerini belirteceğim.

Yağmur duasına, “Hacet Duası” ve “Şükür Duası” da denmektedir. Hacet; Arapça bir kelime olup, Ferit Devellioğlu’nun Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lügatinde, “İhtiyaç, lüzum, gereklik, muhtaçlık anlamlarına geldiği belirtilmektedir.

Yağmur Duası ve Şükür Duası adları genç nesil tarafından kullanılmakta, yaşı 70-80 civarında olan insanların ise Hacet Duası dediğine rastlanılmaktadır.

Katıldığım yağmur dualarında yaşı 70-80’i bulmuş insanlara,
-Köyünüzde yağmur duaları ne zamandan beri yapılıyor? diye sorduğumda,
-Ben kendimi bildim bileli yapılır, denilmektedir.

Her yıl geleneksel olarak Nisan, Mayıs Haziran aylarında gerçekleştirilen yağmur duaları, ya bir köy tarafından yapılmakta veya birkaç komşu köy birleşerek yapılmaktadır. Kırklareli köylüsünün geçim kaynağını tarlasına ektiği buğday, ay çiçek, mısır, kabak, pancar gibi sulanmadan verimi artmayan ürünler ile hayvancılığa dayanmaktadır. Bu da yağmur ihtiyacını daha da arttırmaktadır. Bu nedenle Kırklareli köylüsü için yağmur duaları daha da önem kazanmaktadır.

Kırklareli köylerinde gerçekleştirilen yağmur dualarındaki yemekler, teknolojinin henüz köylere kadar yaygınlaşmadığı, mutfaklara likit gaz tüplerinin girmediği 1980-1990’lı yıllara kadar meydanlara kurulan odun ateşi ocaklarında yapılırken, bu gün likit gaz tüpleri ile pişirilmektedir. Ekmekler de köy fırınlarında pişirilirken bu gün, kasabalarda bulunan fırınlardan topluca alınabilmektedir. Yine ayran, mandıralarda yapılan ve 200 mg’lık plastik bardaklarda satılan şekliyle tedarik edilmekte ve yağmur duasına katılan misafirlere ikram edilmektedir.

Yağmur duaları genellikle köy camiinde kılınan namazdan sonra okul bahçesine veya yakınlardaki bir yeşil alanda yere serilen sofra bezleri, bazen de plastik beyaz masa ve sandalyelerde yenen yemeklerle son bulmaktadır. Kırklareli İli Babaeski İlçesi Mutlu Köyünde 30 Nisan 2011 tarihinde yapılan yağmur duası, köyün 500-600 mt. dışında bulunan ve her yıl 06 Mayıs’ta başlayıp Kasım ayına kadar ziyaretlerin devam ettiği “Bolca Nine Adak ve Ziyaret Yeri”nde yapıldı. Yağmur duasına gelen misafirler bu alanda karşılandı, yağmur duası bu alanda yapıldı ve yemekler de burada yendi.

Yağmur dualarına; yağmur duasını yapan köydeki erkekler, davetiye, telefon ve anonslarla davet edilen komşu köylerin, kasabaların erkekleri katılmaktadır. 2011 yılında yapılan yağmur dualarında davetliler arasında milletvekili adayları ve siyasi partilerin İl, İlçe başkanlarının da yoğun bir biçimde katıldığı gözlemlendi. (Not: 12 Haziran 2011 günü milletvekili genel seçimleri yapıldı.)

Kırklareli yağmur duaları, köylünün yağmur ihtiyacına yönelik topluca Allah’a dua etmesine imkan verdiği gibi, köy dışından gelen insanların birbirlerini görmelerine ve kaynaşmalarına, hasret gidermelerine de imkan vermektedir.

Yağmur dualarının yapıldığı alanda yöresel el sanatı, mutfak ürünü vb. satışı ve tanıtımı gibi faaliyetlere rastlanmamaktadır.

Yağmur dualarında mahalli aşçılar tarafından yöresel yemekler yapılmaktadır. Yeme içmede kullanılan malzeme, yörede bol bol yetişen ürünlerden meydana gelmektedir. Yağmur dualarının birinci yemeği etli kuru fasulyedir. Kuru fasulye yörede hemen hemen her köyde ekilir ve yetiştirilir. İnsanlar tarlalarına ektiği kuru fasulyeyi kış hazırlığı olarak çuvallara koyar ve kış boyunca yer. Yörede hayvan yetiştiriciliği de gelişmiştir. Kuru fasulyeye katılan et de Kırklareli yöresinde bakılan koyun ve danadan elde edilir. Mandıralarda üretilen yoğurt ve ayran ile yöre mutfağının sevilen tatlısı tahin helvası ve irmik helvası da yağmur duaları sofralarında yerini almış yiyeceklerdendir. Yağmur dualarının diğer bir yiyeceği olan pirinç, uzun yıllar, Kırklareli’nin komşusu Edirne’den temin edilirken son yıllarda Kırklareli’nin sulanabilir arazilerinde yetiştirilmeye başlanmıştır.

Kırklareli’nde yapılan yağmur duaları, köy muhtarlığı organizasyonunda gerçekleştirilir. Köy muhtarlığı yağmur duasının tarihini belirledikten sonra komşu köylere ve kasabalara davetiye çıkarır, haber verir. Köylü de gönlünden koptuğunca para yardımında bulunur. Köylünün verdiği bu paralar muhtarlık tarafından bir deftere kayıt edilir. Bazı köylüler de canlı hayvan, toplu ayran, kuru fasulye, ekmek vb. yiyecekleri verebilmektedir.

Buna bir örnek vermek gerekirse; 2005 yılında Kırklareli Merkez İlçeye bağlı İnece Kasabasında gerçekleştirilen yağmur duasında,

Köy düğünlerine para karşılığında yemek yapan köyün aşçısı, yağmur duasının yemeklerini katkısı olsun diye ücretsiz üstlenmiştir. Köyde yaşayan ve karısı hasta olan Ahmet Sözen adlı bir kişi, şayet eşim hastalıktan kurtulursa yağmur duasında karşılık beklemeksizin bir dana vereceğim diye adakta bulunmuş. Bu kişinin eşinin hastalığı iyileşmiş. Ahmet Sözen 2005 yılı yağmur duasında 270 Kg. bir dana ile 1 koçu karşılıksız olarak sözünün karşılığı olarak köy muhtarlığına vermiş. Köyden 9 kişi daha karşılıksız olarak birer koç vermesiyle, 2005 yılı İnece yağmur duasında 1 dana ve 10 koç kesilerek yapılan et haşlama, etli kuru fasulye ve etli pilav yenmiştir. Yanında da bir mandıra sahibinin karşılıksız olarak verdiği ortalama 2000 civarında ayran içilmiş, kuru fasulye ve etli pilav için kullanılan 250 Kg. pirinç ile 150 Kg. kuru fasulye köy halkının verdiği paralarla satın alınmıştır. Yemeklerde tüketilen 700 ekmek de köydeki ekmek fırını sahibi tarafından karşılık beklemeksizin yapılmış ve duaya katılanlara verilmiştir.

Kırklareli köylerinde Nisan sonunda başlayıp Mayıs ayı boyunca devam eden oldukça yaygın olarak yapılan yağmur duaları, 2005 yılında tüm köylerimizde peş peşe gerçekleştirilmiştir. 28 Nisan 2005 Perşembe günü Ulukonak, Paşayeri, 30 Nisan 2005 Cumartesi günü Dokuzhöyük Köyü ve 01 Mayıs 2005 Pazar günü İnece Beldesi ile Karakoç Köyü’nde gerçekleştirilmiştir.

30 Nisan 2005 Cumartesi günü Merkez İlçe Dokuzhöyük Köyü’nde yapılan yağmur duasını başından sonuna dek izledim, fotoğrafladım ve sözlü olarak bilgi aldım. Bilgi aldığım 1956 Dokuzhöyük Köyü doğumlu ve İlkokul mezunu olan Hüseyin Canseven ile 1935 Dokuzhöyük Köyü doğumlu ve ilkokul mezunu Remzi Canseven Dokuzhöyük Köyü’nde yapılan yağmur duaları hakkında şu bilgileri verdiler.

-Çok eski yıllarda komşu köylere haberci salıp, yağmur duasına davet çıkarılırdı. Herkesin gönlünden kopan para, ekmek, kuru fasulye, koç, yoğurt, pirinç, kuru üzüm, gibi yiyecekler köy muhtarlığında toplanırdı. Toplanan yiyecekler istenilen miktardan az ise toplanan para ile ihtiyaç kadar yiyecek alınır ve köyde iyi yemek yapan aşçılar cami yanında yakılan ateşlerle, büyük kazanlarda etli kuru fasulye, pilav ve kuru üzüm hoşafı yaparlardı. Öğle namazını müteakiben kadınların katılmadığı erkeklerin katıldığı yağmur duası yapılırdı. Yağmur duası esnasında eski yıllarda avuç içleri yere bakarken son yıllarda göğe bakacak şekilde tutulmaktadır. Yağmur duasından sonra erkekler topluca yemeklerini açık havada çimenler üzerine konulan tahta sofralarda yerlerdi.

30 Nisan 2005 Cumartesi günü yapılan yağmur duasında hava yağmurlu olduğu için köy camiinde kılınan öğle namazından sonra yine cami içerisinde yağmur duası yapıldı. Dua bittikten sonra köy aşçıları tarafından hazırlanan etli kuru fasulye, etli pilav ve yayık ayranından oluşan yemekler köyde bulunan kahvehanelerde yendi. Merkez İlçe’ye bağlı ve Dokuzhöyük Köyü’ne 22 Km. uzaklıkta bulunan Ahmetçe Köyü’nde erkekler topluca yemeklerini yedikten sonra, kadınlar da topluca yemeklerini yağmur duasının yapıldığı alanda yerler iken, Dokuzhöyük Köyünde bu böyle olmamaktadır. Burada erkekler topluca yemeklerini yedikten sonra kalan yemekler evlere gönderilir ve kadınlar da bu yemekleri evlerinde yemektedirler. Yemeklerin dağıtımı muhtarın görevlendirdiği kişilerce yardımcı olunması maksadıyla üçretsiz olarak yapılmaktadır.

Yine çok eski yıllarda çocuklara toplatılan küçük taşlara dua okunur, bu taşlar bir çuvala konur ve çuval da akarsuya atılırdı. Yabani asma çubuğu da suya gömülür, duadan sonra küçük çocuklardan birisi suya atılırdı. Ancak son yıllarda bu gelenek bırakılmıştır.

Son yıllarda yağmur duasına davet şekli, bastırılan davetiyelerin komşu köy muhtarlıklarına gönderilmesi, yağmur duasının yapılacağının anons edilmesi ve çok misafir gelmesi için telefonla haber verilmesi olarak gerçekleştirilmektedir.

01 Mayıs 2005 Pazar günü Merkez İlçeye bağlı ve 2000 yılı nüfus sayımına göre 1887 kişilik bir nüfusa sahip İnece Kasabasında yapılan yağmur duasını da başından sonuna kadar izledim ve İnece doğumlu olup, her yıl yağmur duasına katılan kişilerden de bilgi aldım. Araştırmama kaynaklık eden kişilerden 1942 İnece doğumlu Sami Dik, 1955 İnece doğumlu Ahmet Sözen, 1953 İnece doğumlu Mustafa Karaağaç, 1944 İnece doğumlu Mehmet Orman, 1946 İnece doğumlu Recep Kocabekir ve 1965 İnece doğumlu Yaşar Alkan’dan aldığım bilgiler ve kendi gözlemlerim doğrultusunda İnece Kasabasında yapılan yağmur duası şöyle gerçekleştirilmektedir.

Yağmur duasının yapılacağı 8-10 gün önceden belirlenmiş, davetiyeler bastırılmış ve yağmur duasına gönüllü yiyecek ve parasal yardımda bulunacak kişilerden yardım sözleri alınmıştır. Bastırılan davetiyeler komşu köy muhtarlıklarına gönderilmekte, İl merkezinde de Belediye hoparlöründen yağmur duasının tarihi anons ettirilmektedir. Böylece daha fazla misafirin gelmesi amaçlanmaktadır. Köy düğünlerine para karşılığında yemek yapan köyün aşçısı, yağmur duasının yemeklerini katkısı olsun diye ücretsiz üstlenmiştir. Köyde yaşayan ve karısı hasta olan Ahmet Sözen adlı bir kişi, şayet eşim hastalıktan kurtulursa yağmur duasında karşılık beklemeksizin bir dana vereceğim diye adakta bulunmuş. Bu kişinin eşi hastalıktan kurtularak iyileşmiş. Ahmet Sözen 2005 yılı yağmur duasında 270 Kg. ağırlığında bir dana ile 1 koçu karşılıksız olarak sözünün karşılığı olarak köy muhtarlığına vermiş. Köyden 9 kişi daha karşılıksız olarak birer koç vermesiyle, 2005 yılı İnece yağmur duasında 1 dana ve 10 koç kesilerek yapılan et haşlama, etli kuru fasulye ve etli pilav yendi. Yanında da bir mandıra sahibinin karşılıksız olarak verdiği ortalama 2000 civarında ayran içildi. Kuru fasulye ve etli pilav için kullanılan 250 Kg. pirinç ile 150 Kg. kuru fasulye köy halkının verdiği paralarla satın alınmıştır. Yemeklerde tüketilen 700 ekmek de köydeki ekmek fırını sahibi tarafından karşılık beklemeksizin yapılmış ve duaya katılanlara verilmiştir.

Yağmur duası İnece Kasabasının doğal çimlerle kaplı futbol sahasında yapılmıştır (Eski okul bahçesi). Futbol sahasının bir köşesine ocaklar oluşturulmuş, yakılan odun ateşinin üzerinde 10 adet kazanda etler ve kuru fasulye ile pilav pişirilmiştir. Yağmur duası bitiminde plastik masa ve sandalye ile yerlere kurulan tahta sofralarda yemekler yenmiştir. Dokuzhöyük Köyünde olduğu gibi burada da kadınlar yemeğe gelmemiştir. Kalan yemeklerden evlerine giden erkekler kadınlar için de yemek götürmüşlerdir.

Kaynak kişilerden aldığım bilgilere göre, eski yıllarda yağmur duası esnasında birbirlerini görecek uzaklıkta koyunlar bir tarafta kuzuları diğer tarafta bekletilir, analarını gören kuzular, kuzularını gören koyunlar karşılıklı bağrışmaya başlar, bu bağırış sesleri de Allah’a yakarış olarak yorumlanmaktaymış. Ancak bu gelenek artık görülmemektedir. Zaten kasabada koyun da kalmamıştır.

Köy halkı ve misafirler tarafından bir bayram havası içerisinde gerçekleştirilen yağmur duası ve yemekten sonra, misafirler güler yüzle uğurlanmaktadır.