Türkiye'nin Değerleri Koruma Altında...

Maniler

Maniler yazarı bilinmeyen, anlatılmak istenen tema genellikle son iki dizesinde yer alan, konuları aşk, özlem ve ayrılık olan, kafiye düzeni, (a,a,b,a) şeklindeki anonim folklor ürünleridir.

Kırklareli’nde maniler henüz televizyon ve modern ulaşım araçlarının hizmetimize girmediği, 1960 – 70’li yıllardan önceleri uzun kış gecelerinde evlerde düzenlenen gecelerde, kiraz eğlencelerinde genç kızlar ve erkekler tarafından söylenmekte idi. Ayrıca hasat zamanında bir kişinin komşularını mısır soymak, gündöndü (ayçiçeği) çekirdeği çıkarmak, koyun yapağı kırkmak ve yıkamak için yardıma çağırdığında akşam ev sahibi tarafından verilen yemekten sonra da maniler söylenerek eğlenilmekte idi. Bölgemizde eski yıllarda hemen hemen her yerde yapılmakta iken, bu gün özellikle Merkez İlçeye bağlı Erikler Köyünde Hıdrellezde geceden gül ağacının dibine bir çömlek konmakta, bu çömleğe genç kızlar ve kadınlar tarafından düğme, yüzük, küpe gibi kendilerine ait bir süs eşyası atılmakta ve çömlek su ile doldurulmaktadır. Süs eşyası çömleğe atılırken de niyet tutulmaktadır. Niyet çömleği de denilen bu çömleğin ağzı kapatılır ve hıdrellez sabahı çömlek açılarak küçük bir çocuğa çömleğe akşamdan atılan genç kız ve kadınlara ait süs eşyaları birer birer çektirilir. Çömlekten çıkan bir süs eşyasına karşılık mani bilen genç kız ve kadınlardan birisi de mani okur. Okunan mani, çömlekten çekilen süs eşyası kime ait ise ona söylenmiş olur. Her maniden sonra gülüşmeler ve çeşitli yorumlar yapılarak o kişiye takılmalar olur. Ayrıca düğünlerde de genç kızlar tarafından karşılıklı olarak darbuka, tef gibi müzik aletleri çalınarak ta mani söylenmektedir. Kırklareli türkülerinin pek çoğunun yöreye özgü manilerden oluştuğunu da görmekteyiz.

Kırklareli’nde yaygın olarak söylenen pek çok maniden örnek olarak birkaç mani aşağıda belirtilmektedir.

Al eline kalemi
Yaz başına geleni
Bize mi verdi Allah?
Bu ayrılık derdini.
(Filiz Özçelik- Ahmetçe Köyü)

Altınlarım bir dizi
Olacak iki dizi
Söyle yarim annene
Eş yapsın ikimizi.
(Fatma Efe-Ertuğrul Köyü)

Altınımın sarısı
Beşi birlik yarısı
Kara sevda çekenler
Öğretmenler karısı.
(İsmigül Bükülmez-Küçükkarıştıran Köyü)

Altınlarım çok benim
Hiç kıymetim yok benim
Senin gibi serseri
Yan cebimde çok benim.
(İsmigül Bükülmez-Küçükkarıştıran Köyü)

Arabada buğdayım
Sereyim kurutayım
Ayşe gibi güzeli
Ben nasıl unutayım.
(Ayşe Özdemir-Sakızköy)


Ayva gömdüm samana
Dumana bak dumana
Şoför yarim var iken
Gider miyim çobana.
(Azbiye Çetinkaya-Yoğuntaş Köyü)

Ben gitmem inekliye
Yoğurdu sinekliye
Allah kısmet ederse
Fakülte mektepliye.
(Azbiye Çetinkaya-Yoğuntaş Köyü)

Bindiğim kırmızı at
Cebimde altın saat
Yarime varamadım
Nasıl olayım rahat.
(İsmigül Bükülmez-Küçükkarıştıran Köyü)

Çarşıdan aldım kiraz
Esmer yarim etme naz
Yeter artık çektiğim
Hiç olmazsa mektup yaz.
(Azbiye Çetinkaya-Yoğuntaş Köyü)

Dere boyunda keklik
Kızlar giyer eteklik
Kızlara mana bulma
Erkeklerde eşeklik.
(Azbiye Çetinkaya-Yoğuntaş Köyü)

Elbise alayım mı?
Fiyonk bağlatayım mı?
Karşı köyden yar sevip
Seni ağlatayım mı?
(Ülbiye Kurtulmuş-Karahalil Kasabası)

Entarimin pilesi
Yandandır eklemesi
Nişan olalım yarim
Kolaydır beklemesi.
(Ülbiye Kurtulmuş-Karahalil Kasabası)

Erguvanım sarkarım
Açılmaya korkarım
Yarin geldi deseler
Ölü olsam kalkarım.
(İsmigül Bükülmez-Küçükkarıştıran Köyü)

Git yarim güle güle
Hak yazdı bize böyle
Ne yapalım sevdiğim
Alın yazımız böyle.
(Ayşe Özdemir-Sakızköy)

Karşıda kara çocuk
Saçını tara çocuk
Benden sana fayda yok
Dengini ara çocuk.
(Ülbiye Kurtulmuş-Karahalil Kasabası)

Kırklareli İnece
Katma kumu kirece
Sanma seni unuttum
Rüyamdasın her gece.
(Selda Yesim-Karahalil Kasabası)

Kızın adı Remziye
Dikiş verdim terziye
Akşam üstü gel yarim
Su yolunda gezmeye.
(İsmigül Bükülmez-Küçükkarıştıran Köyü)

Leblebi koydum tasa
Doldurdum basa basa
Benim yarim çok güzel
Azıcık boydan kısa.
(Ayşe İkiz-Dereköy)

Oğlanın adı Hasan
Tarlası dolu bostan
Hasan’a giden kızlar
Giyecek dallı fistan.
(Ülbiye Kurtulmuş- Karahalil Kasabası)

Pancar aralarına
Girmem sıralarına
Kara gözlü yarimi
Vermem başkalarına
(Selda Yesim-Karahalil Kasabası)

Pencerede tül perde
Perdenin ucu yerde
Elim ayağım titrer
Yari gördüğüm yerde.
(İsmigül Bükülmez-Küçükkarıştıran Köyü)

Sorarım yelden seni
Sevdim ezelden seni
Gönlüm seçti çıkardı
Bunca güzelden seni.
(Sevda Yesim-Karahalil Kasabası)

Şu karşıki bağ bizim
İçi dolu ak üzüm
Bana yardan geç derler
Yar benim iki gözüm.
(Ülbiye Kurtulmuş- Karahalil Kasabası)

Tencereler tam takır
Kızın gözleri çakır
O çakır gözlerine
Kurban olsun bu fakir.
(Ayşe İkiz-Dereköy)

Yarin adı Ramadan
Atladı arabadan
Biz gelini vermeyiz
Kaynana oynamadan.
(Ülbiye Kurtulmuş- Karahalil Kasabası)