Türkiye'nin Değerleri Koruma Altında...

Bilmeceler

Uzun kış gecelerinde, aile toplantılarında söylenip ortamı neşelendiren, insanı düşünmeye sevk eden halk edebiyatı ürünlerinden birisi de bilmecelerdir. Kırklareli’nde halk arasında söylenen bilmecelerden bazıları şunlardır:

Ağaç üstünde kara şopar. (Cevap: zeytin)

Ağaç üstünde kilitli sandık. (Cevap: ceviz)

Ak üstünde karalar, birbirini kovalar. (Cevap: yazı)

Alçacık boylu, kadife donlu. (Cevap: patlıcan)

Alçacık dallı yemesi ballı. (Cevap: çilek)

Alçacık tatar, simit satar. (Cevap: mantar)

Alçacık yatık, içi dolu katık. (Cevap: karpuz)

Allah yapar yapısını, demir açar kapısını. (Cevap: karpuz)

Altı mermer üstü mermer,
İçinde var buruşuk ömer. (Cevap: tospaha)

Atalay matalay ince belli Karatay. (Cevap: karınca)

Avludan atladım
Öbür yana yumurtladım. (Cevap: kabak)

Bağlarım yürür, sökerim durur. (Cevap: çarık)

Ben dururum, o da durur. (Cevap: gölge)

Ben dururum, o gider. (Cevap: ses)

Ben giderim o gider
Yanımda tin tin eder. (Cevap: baston)

Ben giderim o gider
Para para eder. (Cevap: baston)

Bir gelinim var bir peliği var,
Otuz iki deliği var. (Cevap: kalbur)

Bir işçim var, elsiz ayaksız kuyu kazar. (Cevap: su damlası)

Bir öküzüm var, yatağı yerde ot bitmez. (Cevap: ateş)

Bir yaylada iki tavuk, biri sıcak biri soğuk. (Cevap: ay ve güneş)

Bir yeşil fincan, içi dolu mercan. (Cevap: incir)

Biz biz idik biz idik, otuz iki kız idik,
Ezildik büzüldük, bir sıraya dizildik. (Cevap: diş)

Çarşıdan aldım bir tane,
Eve geldim bin tane. (Cevap: nar)

Çarşıda satılmaz elle tutulmaz
Ondan daha tatlı bir şey bulunmaz. (Cevap: uyku)

Çekerim ip gibi, gelir küp gibi. (Cevap: kabak)

Dağdan gelir sekerek
Kara üzüm dökerek. (Cevap: keçi)

Dağdan gelir tatarina, ben onu tutarina. (Cevap: tavşan)

Dağdan gelir taştan gelir,
Meşin büzüklü eniştem gelir. (Cevap: tavşan)

Dal üstünde al yanak, inanmazsan ye de bak. (Cevap: elma)

Dört kardeş birbirini kovalar,
Bir türlü yetişemez. (Cevap: araba tekerlekleri)

Dört kardeş bir kuyuya ok atar. (Cevap: İnek memesi)

Ev üstünde develer
Birbirini geveler. (Cevap: kiremitler)

Ev üstünde bütün çörek. (Cevap: güneş)

Ev üstünde yarım çörek. (Cevap: ay)

Gidi gidi gidiver, şu gideni tutuver,
Yumuşacık eti var, püsküllüce götü var. (Cevap: tavşan)

Hey gidinin poturu
Ev üstünde oturu. (Cevap: baca)

Hırsız içerde, kafası dışarıda. (Cevap: çivi)

Içıcık fıçıcık içi dolu çırpıcık. (Cevap: kibrit)

Irtına pırtına, bin ağanın sırtına. (Cevap: saman sepeti)

İki direkli, bin kiremitli. (Cevap: tavuk)

Kağıda sardım samanı, ağzımdan çıktı dumanı. (Cevap: sigara)

Karda gider izi yok, her yeri görür gözü yok. (Cevap: rüzgar)

Karşıdan baktım pek çok
Yanına vardım hiç yok. (Cevap: sis)

Kat kat ama katmer değil,
Yenir ama elma değil. (Cevap: soğan)

Kat kat döşek, bunu bilmeyen eşek. (Cevap: lahana, kitap)

Kapı arkasında telli gelin. (Cevap: süpürge)

Kıra gider eve bakar,
Eve gelir kıra bakar. (Cevap: araba kuyruğu)

Kör olasının puştu, yatak üstünden uçtu. (Cevap: pire)

Kuru soktum, yaş çıktı. (Cevap: su kovası)

Mavi atlas iğne batmaz,
Makas kesmez terzi biçmez. (Cevap: gökyüzü)

Minareden attım kırılmadı, suya attım kırıldı. (Cevap: kağıt)

Ninem oturur, dedem itirir. (Cevap: soba)

On paralık nişadır, evin içini kuşatır. (Cevap: lamba)

Önünde durdum deliğine uydurdum. (Cevap: anahtar)

Öte leylim beri leylim
Bir ayağının üstünde duran leylim. (Cevap: kapı)

Sallanır sarkar, düşerim diye korkar. (Cevap: sümük)

Sudan geçer ıslanmaz. (Cevap: gölge)

Şekere benzer tadı yok, gökte uçar kanadı yok. (Cevap: kar)

Tencere kapağı açıldı, sarmalar saçıldı, (Cevap: beygir dışkısı)

Tepesi delik Kara Mehmet. (Cevap: baca)

Topalacık mermer taşı, içinde beyler aşı,
Pişirirsen aş olur, pişirmezsen kuş olur. (Cevap: yumurta)

Uzun uzun develer, birbirini geveler. (Cevap: kiremit)

Yarım kaşık, duvara yapışık. (Cevap: kulak)

Yaşar ama canı yok, sesi çıkmaz lafı çok. (Cevap: kitap)

Yaş soktum kırı çıktı. (Cevap: ekmek)

Yedi delikli tokmak, bunu bilmeyen ahmak. (Cevap: kafa)

Yer altında gork tavuk. (Cevap: patates)

Yer altında kilitli sandık. (Cevap: mezar)

Yer altında yağlı kayış. (Cevap: yılan)

Zenginin elinde, fakirin dilinde. (Cevap: para)